19 Nisan 2017 Çarşamba

Hankâh - Balık Tapınağının Azizleri / Ömer Faruk İspir - Emre Şanlı


Hankâh - Balık Tapınağının Azizleri

Ömer Faruk İspir
Emre Şanlı

2016 / Roman

GİZEM ve MACERA YÜKLÜ BİR ROMAN

   Bugün size oldukça zengin bir içeriği sahip, hacimli yapıda, kitap dünyasında kalıcı olacağına inandığım bir eserden bahsetmek istiyorum: "Hankâh - Balık Tapınağının Azizleri".

   Yazarlarımız İspir ve Şanlı'nın, fantastik ögelerle süslü, macera ve heyecanı iç içe barındıran yapıyı ustalıkla kurduğunu, hemen, ilk intiba olarak ifade edebilmek mümkün. Kitabın tüm özellikleri bunlarla sınırlı değil elbette. Bolca başarılı polisiye ögeyi başat olarak kullanarak, okurlarına aktif olarak çözümlemeler yaptırmak suretiyle, adım adım, ustalıkla kurulmuş bir finale ulaştırıyor.

   Ayrıca, güçlü tarihsel motiflerin, tutarlı bir gizem atmosferine yerleştirilmek suretiyle kullanılması, bambaşka bir okuma lezzetinin oluşması sonucunu doğuruyor. Yani geniş bir okur profiline hitap eden ve insana düşünsel yönden katkı sunacak argümanları içeren, zengin çağrışımlı bir roman Hankâh - Balık Tapınağının Azizleri.

   İki yazarın ortaklaşa yazdıkları kitaplar, genelde önemli bir handikap taşırlar. Yazarların üslupları arasında bir uyum yoksa, yani gerekli dilsel armoni elde edilememişse, kitabın genel ritmi bozulacağı ve söyleyiş, aksamak suretiyle kesintiye uğrayacağı için, okuma keyfini ciddi oranda örseleyecektir. Hankâh'ta bu bahsettiğim sıkıntıyla hiç karşılaşmamak, sevindirici bir durum oluşturuyor, eserin olumlu özellikleri hanesine ekleniyor.

   Yazarlardan Ömer Faruk İspir'in "Şahların Savaşı" adlı nitelikli tarihsel romanını, yakın zamanda beğeniyle okuduğum için, onun başarı ve ustalığına zaten bizzat şahittim. Diğer yazar Emre Şanlı'nın da kaleminin ne denli etkili olduğunu, bu eser vasıtasıyla öğrenmiş oldum.    

   Hankâh romanının, kalabalık bir karakter kadrosu var. Hepsi de birbirinden renkli kişiliklere sahip, kendilerine has çizgilerini yansıtıyorlar. Bir romanda, bunca güçlü kişilikli ve sayıca bol karakteri, hakkını vererek ele alabilmek kolay iş değil. Yazarlarımız İspir ve Şanlı, bu çetrefil işin başarıyla üstesinden gelmişler.

    Roman sanatında, farklı yer ve zamanları bölümlere ayırarak kurgulamak konusunda, heyecan oluşturmak ile okurun kafasını karıştırmak arasındaki ince çizgiyi yazarlarımız, maharetli kalemleriyle kendi lehlerine çevirmeyi kolaylıkla başarmışlar.

   Netice itibariyle, her okurun kendi anlayış ve arayışına yakın mahiyette bir şeyler bulması muhtemel, derinlikli perspektif arayanların da, kolay okunan eser isteyenlerin de taleplerini karşılayabilecek zenginlikte, hazine sandığı niteliğinde bir roman: "Hankâh - Balık Tapınağının Azizleri".




30 Mart 2017 Perşembe

Şahların Savaşı / Ömer Faruk İspir

Şahların Savaşı
Ömer Faruk İspir
2017 / Tarihi Roman

YENİ TEZLER SUNAN,
 HEYECANLI BİR ROMAN:
ŞAHLARIN SAVAŞI

     Ömer Faruk İspir, "Hankâh - Balık Tapınağının Azizleri" romanıyla, bir yazar olarak adını belirginleştirmiş ve rüşdünü ispatlamış bir isim. Son derece heyecanlı bir kurguya sahip ve kendini ilgiyle okutan Hankâh'ın ardından, bir yıl sonra "Şahların Savaşı" ile kitapseverleri selamlıyor.

     Şahların Savaşı için söylenmesi gereken ilk söz, farklı bir tarih okumasına izin veren, zihin açan ve okurlara yeni tezler sunan bir roman olduğudur. Yeterince ön planda değerlendirilmeyen, ama son derece ilginç ve değerli kişiliğiyle Osmanlı İmparatorluğu için önemli bir şahsiyet olan, padişah III. Selim'in karakteri üzerinde yapılan derinlemesine analiz çerçevesinde, romanın genel dokusu oluşturulmuş.

    Kişilik analizlerinin ve psikolojik çözümlemelerin başarısından söz edip de, olay örgüsünün heyecanından bahsetmezsek, Şahların Savaşı romanına haksızlık etmiş oluruz. Dönemin İngiliz siyasetini yöneten kişilerin, Osmanlı Devletine karşı oluşturduğu entrikaları ve yaptıkları iki yüzlülükleri okuyunca şaşkınlık yaşamamak mümkün değil.

     Yazarımız Ömer Faruk İspir'in dili çok akıcı ve sürükleyici bir karakteristik taşıyor. Betimlemeleri de çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Bir eleştiri yapmak gerekecekse, kitabın sayfa düzenini gündeme getirmek gerekiyor. Kitaptaki bölümlerin yeterince belirgin ayrılmaması, belki sayfa tasarrufu yapmak açısından fayda sağlamış olabilir. Ancak okuma keyfini azaltan bir yön taşıdığını da bu vesileyle belirtmek isterim. Eserde, değişik kişilerden yapılan farklı alıntıların, şiir parçalarının, aforizmaların, kitabın atmosferini zenginleştiren bir özellik yansıttığını da ayrıca ekleyeyim.

     Şahların Savaşı romanının temposu, kitabın başlarında dingin ve dengeli seyrediyor. Sonrasında, finale yaklaştıkça heyecan dozunun belirgin düzeyde arttığı dikkati çekiyor. Gizemsel unsurların kitaba aktarılma dozunun yerinde olduğu, esere farklı bir çeşni kattığı da yazarın başarı hanesine ayrıca eklenebilir.

     Netice itibariyle, genç yazar İspir'in sonraki eserlerini merak ettirici düzeyde yetenekli bir sanatçı olduğu ortada. Kurgusal metinlerdeki tarihsel gerçeklik düzeyini iyi belirlediği de, üzerinde tartışılmayacak derecede açık bir gerçek.

     Son söz olarak, dramatize edilmiş tarihi ve heyecanlı aksiyonu bir arada okumak isteyen kitapseverlerin "Şahların Savaşı" romanına kayıtsız kalmamalarını önereceğim.

      
Ömer Faruk İspir





17 Mart 2017 Cuma

Seçme Şiirler / Ali Çapan

Seçme Şiirler
Ali Çapan
2017

     Şair Ali Çapan, kitabının başında, şiir serüvenini özetleyerek, okurlara kısa bir bilgi sunmakla iyi etmiş. Yalnız, şiirlerinin altına, hangi yıl yazıldığını ve hangi kitabından alındığını ekleyebilseydi iyi olurdu. Şairin kırk yılı aşkın olan şiir hayatını, daha net gözlemlememiz mümkün olurdu.

     Kitaptan, beni etkileyen ilk şiir "Sen İstanbul'sun Şimdi" oldu. Yakın zamanda çıkan popüler bir şarkının da, bu şiirler aynı adı taşımasına şaşırdım.  "Aç Ekin" de sarsıcı bir şiirsel tını taşıyordu. Yer yer F.H.Dağlarca  sesi hissedilen bir üründü. 

     "Memleket Türküsü" şiirinde ise şehrin dokusunu dramatize eden bir üslubun şekillendiği söylenebilir. "Segah Faslı" şiirinde, şair etkili bir söylemle, vurucu bir etki oluşturmayı başarmış. "Sonbahar Faslı"nda ise şairin en çok kullandığı tema olan 'Hüzün' adeta ete kemiğe bürünmüşcesine somut olarak duyumsatıyor kendini. "Şiir Atının Yelesinde Yel Eğleşmez" farklı bir söylemi yansıtan bir anlayışla kaleme alınmış ve başarılı da olmuş.

     Ali Çapan'ın "Seçme Şiirler"inin çoğunda anlatımcı bir çizgi hüküm sürüyor. Yer yer dozunda bir imgesellik de ihmal edilmemiş. Genel itibariyle, doğanın içindeki görünümlerden hız alan bir şiirsel anlayış yansıtıyor Ali Çapan. Kendisini ilgiyle okuttuğu da yadsınamaz.

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Utopia / Thomas More

Utopia
Thomas More
2009

Utopia adlı varolmayan bir ada ülkesindeki yaşam, insanlar, kanunlar, din, kültür vb. ögelerin idealize edilmiş halleriyle anlatıldığı bu kült kitabı okumaya nihayet fırsat bulabildim. Platon'un Devlet adlı eserindeki söylemlere benzer bir algı oluşturucu mahiyette açıklamalarda bulunulmuş. Öncelikle robot gibi bir yaşamı sistematize etmeye çalışan bu eser, bende gerçek dünyada hiçbir uygulanabilir yanı olmadığı fikrini kesinleştirdi. İnsan psikolojisindeki derinlikli yönlerin hepsinden tamamen uzak, makinelerden oluşan bir toplumun basitleştirilmiş panoromasını okuyor gibi oldum. Ve dolayısıyla belli oranda hayal kırıklığı yaşadığımı da gizleyemem. Çünkü düşünsel açıdan beni zenginleştireceğini umduğum, daha komplike bir metin bekliyordum Thomas More'dan. Sosyalist anlayışın teorize edilmesinde büyük oranda katkısı olan eser, mevcut dünya düzenlerinin işleyişini düşünerek, karşılaştırmalı olarak okunursa zihinsel bir kazanım oluşturabilir.

3 Nisan 2016 Pazar

Para Başarının Mükafatıdır / Sakıp Sabancı

Para Başarının Mükafatıdır
Sakıp Sabancı
1986

Sakıp Sabancının kitabı, su gibi akıcı anlatımıyla, okuru hemen saran ve bir çırpıda okunan bir kitap. Hayatın içinden örneklerle bezeli, bilgece tecrübelerin yalın anlatımıyla süslü, harika bir eser okudum. Mıstık adlı karikatüristin, içeriği güçlendiren çizimleriyle, eğlence dozajını artırmış başarılı bir eser 'Para Başarının Mükafatıdır'. Önemli hayat dersleri alınan, altı çizilecek birçok satırlar barındıran kitaptan, Sakıp Sabancı'nın kaleminden birkaç örneği buraya aktarmak isterim:
"Cesur kişi, risklere aldırmayan kişi değil, riskleri tamamen ortadan kaldırmayı becerebilen kişi demektir."
"Hatayı cezalandırırken, başarıyı mükafatlandırmayı ihmal etmeyin."
"Yapacağınız işte başkasından medet ummayın. Ne varsa kendinizde vardır. Bunu da unutmayın."
"Babam, ticarette siyaset, siyasette merhamet olmaz, derdi."
"Hayatta, tesadüf, fırsat, şans, ancak onlardan yararlanmaya hazır olanların işine yarayabilir."