17 Mart 2017 Cuma

Seçme Şiirler / Ali Çapan

Seçme Şiirler
Ali Çapan
2017

     Şair Ali Çapan, kitabının başında, şiir serüvenini özetleyerek, okurlara kısa bir bilgi sunmakla iyi etmiş. Yalnız, şiirlerinin altına, hangi yıl yazıldığını ve hangi kitabından alındığını ekleyebilseydi iyi olurdu. Şairin kırk yılı aşkın olan şiir hayatını, daha net gözlemlememiz mümkün olurdu.

     Kitaptan, beni etkileyen ilk şiir "Sen İstanbul'sun Şimdi" oldu. Yakın zamanda çıkan popüler bir şarkının da, bu şiirler aynı adı taşımasına şaşırdım.  "Aç Ekin" de sarsıcı bir şiirsel tını taşıyordu. Yer yer F.H.Dağlarca  sesi hissedilen bir üründü. 

     "Memleket Türküsü" şiirinde ise şehrin dokusunu dramatize eden bir üslubun şekillendiği söylenebilir. "Segah Faslı" şiirinde, şair etkili bir söylemle, vurucu bir etki oluşturmayı başarmış. "Sonbahar Faslı"nda ise şairin en çok kullandığı tema olan 'Hüzün' adeta ete kemiğe bürünmüşcesine somut olarak duyumsatıyor kendini. "Şiir Atının Yelesinde Yel Eğleşmez" farklı bir söylemi yansıtan bir anlayışla kaleme alınmış ve başarılı da olmuş.

     Ali Çapan'ın "Seçme Şiirler"inin çoğunda anlatımcı bir çizgi hüküm sürüyor. Yer yer dozunda bir imgesellik de ihmal edilmemiş. Genel itibariyle, doğanın içindeki görünümlerden hız alan bir şiirsel anlayış yansıtıyor Ali Çapan. Kendisini ilgiyle okuttuğu da yadsınamaz.

14 Mayıs 2016 Cumartesi

Utopia / Thomas More

Utopia
Thomas More
2009

Utopia adlı varolmayan bir ada ülkesindeki yaşam, insanlar, kanunlar, din, kültür vb. ögelerin idealize edilmiş halleriyle anlatıldığı bu kült kitabı okumaya nihayet fırsat bulabildim. Platon'un Devlet adlı eserindeki söylemlere benzer bir algı oluşturucu mahiyette açıklamalarda bulunulmuş. Öncelikle robot gibi bir yaşamı sistematize etmeye çalışan bu eser, bende gerçek dünyada hiçbir uygulanabilir yanı olmadığı fikrini kesinleştirdi. İnsan psikolojisindeki derinlikli yönlerin hepsinden tamamen uzak, makinelerden oluşan bir toplumun basitleştirilmiş panoromasını okuyor gibi oldum. Ve dolayısıyla belli oranda hayal kırıklığı yaşadığımı da gizleyemem. Çünkü düşünsel açıdan beni zenginleştireceğini umduğum, daha komplike bir metin bekliyordum Thomas More'dan. Sosyalist anlayışın teorize edilmesinde büyük oranda katkısı olan eser, mevcut dünya düzenlerinin işleyişini düşünerek, karşılaştırmalı olarak okunursa zihinsel bir kazanım oluşturabilir.

3 Nisan 2016 Pazar

Para Başarının Mükafatıdır / Sakıp Sabancı

Para Başarının Mükafatıdır
Sakıp Sabancı
1986

Sakıp Sabancının kitabı, su gibi akıcı anlatımıyla, okuru hemen saran ve bir çırpıda okunan bir kitap. Hayatın içinden örneklerle bezeli, bilgece tecrübelerin yalın anlatımıyla süslü, harika bir eser okudum. Mıstık adlı karikatüristin, içeriği güçlendiren çizimleriyle, eğlence dozajını artırmış başarılı bir eser 'Para Başarının Mükafatıdır'. Önemli hayat dersleri alınan, altı çizilecek birçok satırlar barındıran kitaptan, Sakıp Sabancı'nın kaleminden birkaç örneği buraya aktarmak isterim:
"Cesur kişi, risklere aldırmayan kişi değil, riskleri tamamen ortadan kaldırmayı becerebilen kişi demektir."
"Hatayı cezalandırırken, başarıyı mükafatlandırmayı ihmal etmeyin."
"Yapacağınız işte başkasından medet ummayın. Ne varsa kendinizde vardır. Bunu da unutmayın."
"Babam, ticarette siyaset, siyasette merhamet olmaz, derdi."
"Hayatta, tesadüf, fırsat, şans, ancak onlardan yararlanmaya hazır olanların işine yarayabilir."

1 Nisan 2016 Cuma

Cepheye Yollanırken / Wolfdietrich Schnurre

Cepheye Yollanırken
Wolfdietrich Schnurre
1980

İkinci Dünya Savaşı döneminin Nazi Almanya'sından çarpıcı kesitlerin yer aldığı, güçlü anlatımıyla etki alanını genişleten, başarılı öyküleri bünyesinde barındıran bir kitap Wolfdietrich Schnurre'nin kaleminden çıkma 'Cepheye Yollanırken'. Zeyyat Selimoğlu'nun yetkin çevirisinin eserin kalitesini yansıtmasında önemli payı olduğu öne sürülebilir. Özellikle "Kaçarken" adlı öyküdeki iç burkucu yalın gerçeklik yansıtımı ve "Dönüş" adlı öyküdeki çarpıcı tasvirler ve ruhsal çözümlemeler, bir okur olarak beni ziyadesiyle etkiledi. Savaş yıllarının bunalımlı atmosferini bire bir aktarmada yazarın muazzam bir başarı kazandığı öne sürülebilir. Sayfaların arasında, imgesel çağrışımlar oluşturan, yer yer küçük umut kırıntıları serpiştirilmesi, zihinde hoş etkiler bırakıyor. Savaşın anlamsızlığının vurgulandığı bu güzel kitabı bulursanız, okumadan bırakmayın, derim.

30 Mart 2016 Çarşamba

Ben Kimin Kurbanıyım / Emine Şenlikoğlu

Ben Kimin Kurbanıyım?
Emine Şenlikoğlu
2014

Doksanlı yıllarda oldukça popüler olan, islami edebiyatın en başat türü olan hidayet romanlarının meşhur yazarı Emine Şenlikoğlu'nun "Ben Kimin Kurbanıyım" adlı eserinin, yeterince ilgimi çekmediğini belirtmek isterim. Gerçek bir yaşamdan faydalanarak kotarılmış izlenimi veren, ancak birçok açık mantık hatasını da bünyesinde barındıran kitap, etkili bir anlatımdan ziyadesiyle uzak. Üslubun basitliği de okuma lezzetini ziyadesiyle örseliyor. Ortalara ulaştığımda, kitapta aradığım etkenlerden hiçbirine yaklaşamadığımdan dolayı, eseri okumayı yarıda bırakmayı düşündüm. Buna rağmen sonuna kadar sabrettim, fakat yine neticede, Şenlikoğlu'nun yapıtında beni saran herhangi bir ögeyle karşılaşamadım.